EMPERYALIST SAVASA HAYIR !

 
 

P E R S P E K T I F

BASYAZI

ELIMIZE E-MAIL YOLU ILE GECEN KP-IÖ IMZALI BILDIRIYI YAYINLIYORUZ

KOMÜNIST ÖNDER KAYPAKKAYA KAVAGMIZDA YASIYOR, YASAYACAK !

Türkiye proletaryasının ve ülkemiz komünist hareketinin ikinci kez ülkemiz topraklarında yeniden ayağa dikilmesinin ölümsüz önderi Ibrahim Kaypakkaya yoldaşın faşizmin işkence hanelerinde katledilişinin üzerinde tam olarak 30 yıl geçti.Geçen bu 30. yıllık süreçte faşist diktatörlükle,burjuva ve küçük burjuva ideolojileriyle savaşımda Ibrahim yoldaşın buz kıran komünist savaşçılığından ve direngenliğinden çok şey öğrendik ve onun öğrencileri,yoldaşları olarak işkencede kızıl direniş çizgisini eğip bükmeden pratiğe geçirdik.Çünkü Kaypakkaya sahip çıkmak yalnızca onun adına sahip çıkmak anlamına gelmiyordu.Tersine onun M-L görüşlerine ve devrimci pratiğine,düşman karşısında göstermiş olduğu direnişe sahip çıkmak ve onu dahada ileri taşımaktan geçiyordu.

Elbette komünist önder Kaypakkayayı ''ser verip sır vermeme'' direnişçi tutumuyla tanımlayıp yetinmek,lbrahim yoldaşın devrim ve sosyalizm sorunları karşısındaki pozisyonunun yüzeysel ve tek yanlı bir kavrayışı olup, onun gerçekliğini sınırlamak anlamına gelir.Bu seçkin komünist önderi komünist yapan öğelerden biride devrimin sorunları karşısında kendisini yönlendirme-örgütleme gücünü gösterme başarısıdır.Devrim ve sosyalizm müçadelesini bir yaşam biçimi olarak benimsemiş komunist bir kadronun,birey olarak kendisini örgütlediğinde, şekilsiz,mücadeleci özü bulunmayan yada zayıf örgütlenen onlarcasında katbe kat daha güçlü ve gelişkin olduğunu ortaya koymuştur.

Bugün Türkiye devrimci ve komunist hareketin saflarında vasat ve ortalama kadro tipi yaygın olarak örgüt çalışmalarının yürütücülüğünü yapmakta yada pratik-politik bir çalışmaya aday bulunuyorlar.Bu durum nesnel olarak devrimci ve komunist örgütlerin üretici,yaratıcı,ön açıcı ve değiştirici olmalarını olumsuz yönde baskılamaktadır.Çoşkulu,militan,başladığı işi sonuna kadar götürme ve tuttuğunu koparan iktidarı almada iddialı bir örgüt tipi yerine önemli boyutta yaşanan tutukluk,olanakların yeterince değerlendirilememesi ,yığınlardan soyutlanma,enerji düşüklüğü ve içe kapanma nedensiz değildir.Kaypakkaya yoldaşın bir örgüt gibi kendini kurması,devrim ve sosyalizmi,devrimci inancı dolu dolu yaşaması,kendisini davanın zaferine adaması ve devrime kilitlenmesiyle bağlı bir durumdur.Sosyalizm mücadelesinde devrimi örgütleme aracı olan komunist bir örgüt kurma başarısı ,onun komunist çalışmaları ve önderlik düzeyi bakımından bir veridir.

Kaypakkaya yoldaş,komunist bir öncü kadronun nasıl olması gerektiğinde de bir kimliktir.Onun savaşçı özelliği anti-Marksist küçük burjuva ideolojilerle hesaplaşmada uzlaşmazlığı ve başeğmezliği sergiliyordu.Onu kaybedişimiz üzerinde 30 yol geçti.30 yıllık mücadele tarihi,lbrahim Kaypakkaya yoldaşın Sovyet sosyal emperyalizmine,PDA- Aydınlık revizyonizmine,reformizm,parlementarizm,Kemalizm dalkavukluğu ve Kürt sorununda Türk şovenizmi ve sosyal şovenizmin değişik türlerine karşı yürüttüğü mücadele ve oluşturduğu politikaların koşulları içinde ne kadar ileri ve isabetli olduğunu yaşanan süreç daha bir yakıcı olarak açığa sermiştir.Bu bakımdan da Kaypakkaya yoldaş,devrim ve sosyalizm mücadelesinde devrimci ve komunist hareket için değerlendirilmesi gereken büyük bir mirastır.

Bugün dünyada devrim ve komunist hareket en geri dönemini yaşıyor.Bu aslında yeniden ayağa dikilmek için bir geriye düşüş ve dibe vurma sürecidir.Neki bu geçici durumun uzaması,Türkiye devrimci ve komunist hareketinin saflarındaki kadrolarda,devrim ve sosyalizm mücadelesine enerjisini katmada ciddi bir zayıflık ve tutukluk yaratmaktadır.Bu zayıflık ve tutukluğun kendisi,bireyin tüm varlığını ve geleceğini devrim ve sosyalizm davasına adamamasıyla bağlıdır..Haliyle bu durum devrim perpektifini yaralayan bir tehlikeli bir durumdur.

Keza Lenin yoldaş ''Bütün sinirleri germedikçe gerçek zafere ulaşılamayacak'' der.

Bu devrimin ihtiyacı bakımından komunist bir kadro ve önder devrim ve sosyalizm için ne kadar yoğunlaşması gerektiğinide ifade eder.Bireylerin örgütü verimliliğe elverişli hale getirmeleri işi,önce kendilerin verimli kılmalarından geçer.Komünist bir önder olarak Ibrahim yoldaşın sahip olduğu komünist vasıflardan biride bu özelliğidir.Bu özelliktir ki onu komple bir önder olarak öne çıkarmış ve Türkiye devrimi onun boşluğunun acısını yaşamaktan hala kurtulamamıştır.

Komünist bir önder olarak yoktan var etmesini bilen,hem örgütçü,hem teorisyen ve hem de pratikçi yaratıcı,engel tanımayan,kendi gücüne ve yığınların gücüne güven duyan bir önder olarak işkencede katledilişinin 30. yılında KAYPAKKAYA YOLDAŞ'tan öğrenip onun gibi komunist öncü kadrolar yetiştirerek devrimci hareketi asıl yatağından saptıran ve güçsüz düşüren opurtunist zihniyeti yere çalarak, onun bize bıraktığı devrimci görevleri tamamlayabiliriz.Komunist önder Ibrahim Kaypakkaya yoldaş devrim ve sosyalizm mücadelemizde yaşıyor ve şavaşıyor .

 

Komunist önderler ölümsüzdür!

Faşizmi devrimle ezeceğiz!

Yaşasın devrim ve sosyalizm mücadelemiz!

Şan olsun Marksizm-leninizme!

 

11 Nisan 2003

Komünist Parti - İnşa Örgütü

 

 

 

 

Eigene Webseite erstellen bei Beepworld
 
Verantwortlich für den Inhalt dieser Seite ist ausschließlich der
Autor dieser Homepage, kontaktierbar über dieses Formular!